overlay

3- 4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü

Günümüzde toplumun fiziksel aktivite konusunda bilgi düzeyinin yetersiz olması, fiziksel aktivitenin sağlık için öneminin yeterince anlaşılamaması ve giderek daha hareketsiz bir yaşam tarzının benimsenmesi, toplumda obezite, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, osteoporoz gibi kronik hastalıkların görülme sıklığını artıran önemli nedenlerden biri olmuştur. Fiziksel hareketsizlik dünya genelindeki ölümlerin dördüncü önde gelen risk faktörü olarak belirlenmiştir.

Toplumun büyük bir çoğunluğunda fiziksel aktivite, “spor” kelimesi ile eşanlamlı olarak algılanmaktadır. Oysa fiziksel aktivite, günlük yaşam içinde kas ve eklemlerin kullanılarak enerji harcaması ile gerçekleşen, kalp ve solunum hızını artıran ve farklı şiddetlerde yorgunlukla sonuçlanan aktiviteler olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda spor aktivitelerinin yanı sıra egzersiz, oyun ve gün içinde yapılan çeşitli aktiviteler de fiziksel aktivite olarak kabul edilmektedir.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yapılan Türkiye Sağlık Araştırması sonuçlarına göre 2014 yılında 15 yaş üzeri %38.5’i çoğunlukla oturduğunu, %53.3’ü orta derecede fiziksel güç gerektiren işler yaptığını,%8.2’si ağır iş veya fiziksel güç gerektiren işler yaptığını; 2016 yılında ise %41.1’i çoğunlukla oturduğunu, %53.0’ı orta derecede fiziksel güç gerektiren işler yaptığını, %5.9’u ağır iş veya fiziksel güç gerektiren işler yaptığını beyan etmektedir.

Fiziksel Aktivitenin Teşviki Projesi Kapsamında 2015 Yılında Bisiklet Dağıtılan Okullarda Değerlendirme Araştırması Raporu’na göre (10-15 yaş grubu) öğrencilerin % 59.0’ı evden okula yürüyerek, %28.3’ü ise okul servisi ile gitmektedir ve %25.0’ı bir spor ya da dans kulübü vb.’ne üyedir. Serbest zamanlarında orta şiddette aktivite yapma durumuna göre (hafta içi) her gün 1 saatten az (yetersiz)veya hiç yapmam diyenlerin sıklığı sırası ile %28.4 ve %21.1; 1 saat ve üzeri yapanların (yeterli) sıklığı %50.5 olarak bulunmuştur. Hafta sonu ise her gün 1 saatten az veya hiç yapmam diyenlerin sıklığı sırası ile %22.4 ve %15.3; 1 saat ve üzeri (yeterli) düzeyde yapanların sıklığı ise %62.3 olarak tespit edilmiştir.

Bu araştırmalar ışığında; Ülkemizde de fiziksel aktivite düzeyini artırmak amacıyla hedefler belirleyerek stratejiler geliştirmek, toplumu fiziksel aktiviteye özendirmek, fiziksel aktiviteye ulaşma engellerini ortadan kaldırmak için yerel ve ulusal düzeyde çalışmalar yapılmaktadır.

Bakanlığımız tarafından yürütülmekte olan Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı'nın içeriği toplumun fiziksel aktivite alışkanlığı kazandırılmasına yönelik aktiviteleri de kapsamaktadır. Fiziksel aktivitenin sağlığın koruyucu ve geliştirici etkisinin görülebilmesi için günlük aktivitelerin yanı sıra  yetişkin yaş grubunda haftanın 5 (beş) günü en az 30 dakika; 5-17 yaş grubu için ise günde en az 60 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapılmalıdır. (Orta şiddette fiziksel aktivite, solunum veya kalp atış hızında küçük artışlara neden olan orta düzeyde fiziksel efor gerektiren fiziksel aktivitedir. Bunu şu şekilde tanımlayabiliriz; yapılan aktivite esnasında kişi konuşabilir fakat şarkı söyleyemez. Tempolu yürüyüş bu aktivitelere en iyi örneklerden birisidir.)

  • Yürüyüşü günlük aktiviteleriniz içerisine kolayca yerleştirebilirsiniz.
  • Gün içerisinde toplu taşım aracı kullanıyorsanız ineceğiniz yerden bir–iki durak önce inip yürüyebilir veya arabanızı gideceğiniz yerin önüne değil birkaç sokak uzağa park ederek gideceğiniz yere yürüyebilirsiniz.
  • Size en yakın belediyelere ait yürüyüş yollarından veya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne ait spor tesislerinden faydalanabilirsiniz.
  • Tek başınıza egzersiz yapmaktan hoşlanmıyorsanız arkadaşlarınızla yürüyüş grupları oluşturabilirsiniz.
  • Yürüyüşü ailece birlikte zaman geçireceğiniz keyifli bir aktiviteye dönüştürebilirsiniz.

“Günlük yaşamı mümkün olduğunca aktif geçirmek sağlıklı bir yaşamın ilk adımıdır.”

Fiziksel aktiviteden daha fazla yarar elde edebilmek ve sağlığı koruyup geliştirebilmek için düzenli olarak yapılmalı ve yaşamın bir parçası haline getirilmelidir.

1991 yılından bu yana, her yıl Ekim ayının ilk hafta sonu, Dünya Yürüyüş Günü kutlanmaktadır. Ülkeler farklı günler de belirleyebilmektedir. Dünya Yürüyüş Günü gündelik hayatımızın içine fiziksel aktiviteyi entegre etmeyi teşvik amaçlı amaçlamaktadır. Ülkemizde de her yıl 3-4 Ekim de farkındalık eğitimleri ile kutlanmaktadır.